"Mutlu Olmak İstiyorum."


Hayattan ne istiyorsun sorusuna cevabın buysa 
7 yaşındaki bir çocuk olmalısın.
Hayattan bütün beklentim mutlu olmak idi. Dönüp baktığımda çok da mutsuz sayılmazmışım. Tek amacımız mutlu olmak mıydı? İnsanlığın tüm misyonu buymuş gibi yaşamıyor muyuz?

"Mutlu Olmak İstiyorum." 
Ne kadar açık ve masum duruyor öyle değil mi?
DEĞİL!
Bencilce bir cevap.. Sekiz yaşındaki bir çocuk cevabı. Dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan "ben merkeziyetçiliğin" doruklarında bir cevap. 
Gerek sosyal medya gerekse reklamlar sanki tek yaşam gayemiz buymuş gibi davranıyor. Sosyal medyada hayatlarımız harika! Her şey dört dörtlük. Mutluluktan ağzımız ayrılıyor. Hiçbir zorluktan geçmiyor, kavga etmiyor, kazık yemiyor, dibe çökmüyoruz. Hangimiz bugün b*k gibiyim adlı bir paylaşım yapıyor? En çirkin halimizi sosyal medyaya neden atmıyoruz? Çünkü atamayız. 
Kendimizi varlıklı, huzurlu, aşık, yılın annesi, yılın iş kadını/erkeği göstermeye çalışıyoruz. İşin garibi mükemmel olmayan hayatlarımızı mükemmel açıdan göstermeye çalışırken bir başkasının sahip olduklarını kıskanıyoruz. 
Aslında imrendiğimiz hayatlar da tam anlamıyla gerçek sayılmaz. Yapay gerçeklik..
Hayattaki tek amacımız mutlu olmak olmamalı. Mutlu olmak aslında bir amaç değil. Yaşadıklarımızın bir etkisi, mutlu olmak. Yakalanacak bir otobüs, varılacak bir mekan olsaydı mutluluk, belki de ona hiç ulaşamazdık. Neyse ki öyle değil.


Mutlu değilsen değilsindir. Hayatta bundan değerli şeyler de var. Sağlıklıysan, bir evin varsa, sevdiklerin ya da bir ailen varsa aslında bir çoğundan daha şanslısın. Beklenen saf mutluluk olmadığına göre boşu boşuna mutluluk denen şeyi beklemeyip halinden memnun olmak gerek. 
Reklamlara bakıyorum. Reklamdaki oyuncu, o gofreti yerken mutluluktan ölecek. Ya da şampuan reklamlarına baktığımda kadınlar huzur  içinde görüyor. Hepsi hayat emellerine ulaşmış. Dondurmayı hunharca ısıran kadındaki tutku ve sonrasındaki mutluluk, haz.. Ben o dondurmayı ısırınca aynı şeyleri hissetmiyorum. 
Kandırılıyoruz!
Markette ürün mü satın aldığını sanıyorsun?
Hisleri satıyorlar!
Mutluluk, tutku, ihtiras, hırs, huzur, şefkat..


Belki acımasızca olacak ama kimse mutlu değil diyemem. Mutlu insanlara baktığınızda dünyadaki her şeye sahip olmadıklarını görürsünüz. Bu insanlar dünyayla ve kendiyle hesaplaşmış insanlardır. Sınırlarını, zaaflarını, hatalarını görmüş ve güçlü yanlarını tanımış insanlardır. Mutluluk, bir meta olmadığı için şanslıyız. 
Bazen mutlu olmamak pahasına bazı kararlar alır ve fedakarlıklar yaparız. Neyse ki bu da bizi 8 yaşında yapmaz.
Dostça Kalın.😅


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAŞLI AMCA

Aman Ali Rıza Bey Ağzımızın Tadı Kaçmasın

Pamuk Prenses