Jamie'yi Özlemek ve Berlin Sendromu


Hüzünlü bir gece yarısından herkese merhaba👀
Outlander adında bir dizinin bağımlısı olmuştum ama dizi şuan tatilde. Bense resmen hasret çekiyorum. Jamie'yi özledim. 
Ayrıca The 100 isimli dizimi de özledim. Yeter bu kadar tatil. 
Jamie n'olur geri dööön!!
😅


Sizlere vurucu birkaç sahneyi göstereyim istedim. 
Yüreğime fil oturtan bu sahneyi zihnimden atamıyorum. Nasıl sahnelerdi nasıl bir oyunculuktu. Ağlamaktan içim dışıma çıkmıştı. 
Diğer bölümlerde şu lanet adamın ölmesini istiyorum ya aklıma geldikçe deliriyorum kendi kendime. 


Dayanamadığım bir diğer sahne de bu kırbaç sahnesiydi. 
Bir İskoç'a yapılır mı bu😖
Sam Heughan gerçekten de harika bir oyunculuğa sahip. 
Rolünde cesur, güçlü,aşık ve çocuk gibi saf bir yanı bulunan erkeği canlandırıyor.


Claire!
Yani gerçek adıyla Caitriona Balfe
Onun da oyunculuğuna ve güzelliğine hayranım.

Her ikisi de şayet doğruysa 37 yaşındalar. 
Bu nasıl oluyor bilmiyorum.


Eveeet gel gelelim film meselesine. Öncelikle Outlander dizisi de Berlin Sendromu da ailece izlenecek dizi ve filmlerden değil. Cinsellik ve şiddet mevcut olduğu için. Yetişkinlere yönelik yani. Aslında yabancı diziler bizim kültürümüze göre müstehcen gelebiliyor değil mi? Geneli öyle yani. Neyse konu bu değil. Konu Berlin Sendromu. Filmi film eleştirmeni gibi eleştirmek istiyorum. Yani tabii ki haddim değil ama keyif bizim değil mi?
😂

Şu emoji de ne kadar na-hoş.


Burdan fragmanı izleyebilirsiniz. Öncelikle filmin başında nazik ve gizemli erkek karakterimiz hoş eli yüzü düzgün bir adam olarak gelse de sonrasında psikopat olduğu ortaya çıkıyor.
Başta kızı çok duygusuz ve sert buldum. Ama sonrasında kıza hak veriyordum.
Filmi izleyecek olanlar buradan sonrasını okumasın.
🙈🙈🙈


Şimdi kızla erkek tanışıyor ve erkek kızın gitmesine izin vermiyor. Ama bu işkence yapma anlamında değil de içten içe kıza sahip olma isteği ve yalnız kalmama fikri sebebiyle.
Kız saldırmadığı taktirde erkek karakterimiz çok nazik. Eve çiçekle geliyor. Kendi başına bir evlilik yaşıyor gibi. Ama kız bundan habersiz öyle düşünün. 
Kapıyı daima kilitleyip işe gidiyor. İşi ise öğretmenlik. Yani aslında burada seyirci  ters köşe oluyor. 
Adamın eli yüzü düzgün, aile ilişkileri iyi, işi var. Ama karakter olarak bozuk. İş yerindeki bir kadının ona dokunmasından iğreniyor. Hiçbir kadına dokunmak istemiyor. Biri dokunursa hemen elini yıkıyor. Ama hoşlandığı bir kadın olursa da ona dokunmayı ihmal etmiyor. 


BU SENARYOYU BEN YAZSAYDIM
Şimdi erkek karakter her gün kapıyı kilitliyor ama bence 1 gün kilitlemeseydi ve kız buna rağmen psikolojik olarak oradan çıkamasaydı belki biraz daha karmaşıklaşırdı.
Kız hamile kalsaydı ve erkek bebeği kıskançlıktan istemeseydi. Ondan kurtulmak isteseydi fakat bunu yapamasaydı gerilimi artırırdı.
Çözülmemiş bir düğüm vardı filmde ve bence orada yaşan kadının saçlarını bulmasından sonra ona ne olduğunu öğrenmeliydik.

Ya da erkek, yeni bir kızla tanışıp bu evdeki kızdan kurtulmaya çalışır ve evdeki ana karakter olan kızın ona dokunmasına tahammül edemeyecek duruma gelirdi. Burada işler daha da karışırdı herhalde.

FİLMDE TERS KÖŞELER
Girilmemesi gereken gizli oda merak uyandırsa da içinde sadece fotoğraf albümü ve masaj koltuğunun olması güzel bir detaydı. Çünkü korkutucu şeyler görmeyi beklerken sıradan şeylerle karşılaştık.

BENİM HAYALİMDEKİ SON
Belki kızın sonu önceki kadın gibi olabilirdi. Ya da kız çocuğunu da alıp oradan kurtulurdu.Ya da ufak bir intikam alırdı.

AMA BUNLARIN HİÇBİRİ YAŞANMADI.
DOSTÇA KALIN.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAŞLI AMCA

Aman Ali Rıza Bey Ağzımızın Tadı Kaçmasın

Soğuk Bir Kış Günü