Mazi yahut gelecek


Hayat ne tuhaf.
Sık sık söylediğim sözdür bu.
Bir yaşlı olsaydım.
Şöyle seksenime merdiven dayasaydım.
Muhakkak hüzünlerim, sevinçlerim, korku ve endişelerim aynı olmayacaktı.
Sükunet mi saracaktı içimi yoksa pişmanlıkların verdiği huzursuzluk mu?
Peki ya huzur?


Ölüm hakkında ne düşünürdüm kim bilir? Korkar mıydım şimdiki kadar? Yoksa daha mı sevimli gelirdi bana? Kurtuluş olarak mı görürdüm , kavuşma olarak mı?
Peki ya inancım? Artar mıydı azalır mıydı?


Gücümün azaldığı gibi hayata olan tahammülüm de azalırdı herhalde. Tecrübelerim bana bir sakinlik verirdi. Ama heyecan olmazdı  yaşamımda. Stres de son bulurdu. Yetişilecek bir iş, planlar, hedefler, endişeler, kendini ifade etme zorunluluğu, sorumluluklar olmazdı. Umursamaz mı olurdum acaba? Yoksa çevreme aşırı duyarlı mı olurdum. Besbelli doğaya yaklaşırdım. Ağaçlara, gökyüzüne daha bir dikkat kesilirdim. Sabah erkenden uyanırdım. Gece erken yatardım. Yüzyıllık şarkıları dinler eskilerden kimler kaldı ki derdim herhalde. Kocam yanımda olur muydu? Gençken "koca" kelimesi bana çok itici gelirdi. Şimdi ise "aman ne fark ederdi."
Torunlarım kime çekerdi? 


Yediğim şeyler değişir miydi acaba? Jelibonlar, cipsler, vazgeçemediğim tüm o çikolatalar, kahveler hala benim için lezzetli olur muydu? 85 yaşımda takma dişlerim jelibon yememe izin verir miydi? Yoksa takma dişler daha da gelişip bu keyfimi mümkün kılabilirler mi?
Kahve çarpıntı yapardı. Cipsler de artık çok kuru gelirdi yutamazdım. 
Annemi ve babamı çok özlerdim. Kardeşimse tam bir "bunak ihtiyar" olurdu.
Gençleri anlayamazdım. Çok umursamazlar!


Bloguma hala yazardım. Ama artık gözlerim çok az gördüğü için konuşan klavyeyi kullanırdım. Tabi sizin gözleriniz de miyop ve astigmat. Sizler de ses kaydına çevirip dinlerdiniz. "Bu kadın iyice bunadı" diye atar tutardınız arkamdan. Aynı yazıyı geçen de yazmışımdır çoktan.
Belki de bir blogum olduğunu unuturdum. Malum alzheimer..
Hayat yavaşça dışına iterdi bizi. İnsanlar çok kaba ve acımasız, teknoloji ve arabalar çok hızlı. Geleceği göremeyeceğimiz için geçmişe sığınırdık beraber.
Geçmişe.
Şu yazıyı okuduğun bu güne.
Sevgilerimle yaşlı dostlarım.
Dostça kalın.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAŞLI AMCA

Aman Ali Rıza Bey Ağzımızın Tadı Kaçmasın

Soğuk Bir Kış Günü