Kayıtlar

Mayıs, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mesele mühim

Resim
Herkese merhaba Geçen hafta kızlarla buluştuk. Neslihan ile beraber Bahçeli'de en en sevdiğim kafeye doğru yola koyulduk. Mülakat puanları açıklanacaktı. Dedim ki 87 ya da 88 gibi bir şey hissediyorum inşallah öyle bir şey değildir.(daha yüksek olması umuduyla) Hatta Erzincan hissediyorum garip şekilde dedim. Neden bilmiyorum tercihler Ağustosta hatta atandığım da belli değil. Ama his işte.

Oturduk oradan buradan sohbet ederken hoooop sonuçlar açıklanmış. 88 almışım. Ben şok! Sınav puanımdan 3 puan fazla sadece. Yıkıldım desem yeridir. Moral gitti. Benden daha az puan alanların önüme geçmiş( mülakatta daha yüksek almış) olması da cabası.

Gülecek halim kalmadı ama bıraktım Erzincan'ı Hakkari'ye razıyım şuanda. Neyse Hilal geldi de havamız değişti. Elimi karnına koydum ve bir hareketlilik. Hilal şok! İlk kez biri hissetmiş bizim minik meleği. Yolun ortasında birbirimize sarılıyoruz Hilal'in karnına dokunuyoruz. İsimlerden konuşuyoruz. Yepyeni heyecanlar bunlar. Hayatımı…

Bu çok acı bir şey!?

Resim
Bahçemize ağaç dikmiştik. Bu sefer sebze ekmeye karar verdik ve kuki'yi de bahçeye bıraktım.

Neyse Kuki güneşleniyor derken ben de evdeki işlerle ilgileniyordum ama gözüm hep onda. Çünkü bahçemizde köstebek var. Karşılaşmalarını istemezsiniz. Ben köstebekleri düşünürken birden Kuki ağzını açıp kapamaya başladı. Yanına gittiğimde ağzından köpükler çıkartıyordu. Ne olduğunu anlayamadım ama elimde içtiğim su vardı üzerine döküverdim. Oradan alıp verandaya koydum. Boynundan nabzına baktım çok hızlıydı. Güneş çarpmış olabilir diye düşündüm ve gölgede sakinleşmesini bekledi. Su koydum içmedi. Elimde telefon internete girip bir sorgulayayım dedim ama kırsalda olduğumuz için bu çok da mümkün değil. Bazen çekiyor telefonlar bazen çekmiyor. Neyse bizimki kendine geldi.  Kendime çok şaşırdım. Normalde panik olurdum. Kargalar saldırdığında, balkondan atladığında, üşüttüğünde, hep panik halindeydim. Demek ki insan yaşaya yaşaya öğreniyor. Onu görünce aklıma güneş değil yediği yapraklar zehirl…

Ellerim büyüdü avuçlarında

Resim
ANNE! Kadınların ulaştığı en yüksek mertebe. Çünkü bir kadın anne olursa kendinden başkasını daha çok nasıl sever insan onu anlar. Her canlının annesi olduğunun farkına varır. Merhamet şalını omzuna atar. Bilir ki hayvan ya da insan fark etmez bir bebek kolay büyümez. Bir anne çiçeği sever, hayvanları sever, canlıları sever. Yavrusunu her şeyden çok sever. Bir Türk annesi oğlu olursa sevinir. İstediği gibi bir erkek yaratma hamuru eline bulaşmıştır çünkü. Bir kızı olsa sevinir. Ona can yoldaşı gelmiştir. Anneliği, hanımlığı ona ilmek ilmek öğretir. Kızı evlenme çağına gelince eli yüreğindedir annenin. Kızının çeyiziyle, duvağıyla gidişini izler. Oğlu asker olma yaşına varınca ise bilir ki 
"Türkün askeri dönmez geri!" 
Anne, enkey, eniy, ana, aba, mama, ene, ona gibi pek çok adlandırma vardır Türk lehçelerinde. Hepsi de bize kendi annemizi hatırlatır.  Kimimiz annemizi kaybettik, kimimiz çok zor şartlarda görüyoruz onu kim bilir. Tek bedende idik tam 9 ay. Şimdi ise biz öle…

Mazi yahut gelecek

Resim
Hayat ne tuhaf. Sık sık söylediğim sözdür bu. Bir yaşlı olsaydım. Şöyle seksenime merdiven dayasaydım. Muhakkak hüzünlerim, sevinçlerim, korku ve endişelerim aynı olmayacaktı. Sükunet mi saracaktı içimi yoksa pişmanlıkların verdiği huzursuzluk mu?
Peki ya huzur?

Ölüm hakkında ne düşünürdüm kim bilir? Korkar mıydım şimdiki kadar? Yoksa daha mı sevimli gelirdi bana? Kurtuluş olarak mı görürdüm , kavuşma olarak mı? Peki ya inancım? Artar mıydı azalır mıydı?

Gücümün azaldığı gibi hayata olan tahammülüm de azalırdı herhalde. Tecrübelerim bana bir sakinlik verirdi. Ama heyecan olmazdı  yaşamımda. Stres de son bulurdu. Yetişilecek bir iş, planlar, hedefler, endişeler, kendini ifade etme zorunluluğu, sorumluluklar olmazdı. Umursamaz mı olurdum acaba? Yoksa çevreme aşırı duyarlı mı olurdum. Besbelli doğaya yaklaşırdım. Ağaçlara, gökyüzüne daha bir dikkat kesilirdim. Sabah erkenden uyanırdım. Gece erken yatardım. Yüzyıllık şarkıları dinler eskilerden kimler kaldı ki derdim herhalde. Kocam yanı…

Çekilin Lincoln Öldü!

Resim
Bu nasıl olur ya? Lincoln öldü. The 100 dizisine mübtela olduğumu söylemiştim ve Lincol öldürüldü. Şok oldum. Ağladım. Evet resmen ağladım. Harcadılar çocuğu harcadılar😭😭😭

Neyseki çabuk atlattım. Negroyla ciddi düşünüyoruz evet. Negro bence Oreo'yu yener.😋

Çatlak dudakları tedavi eden bir kremmiş. Herkes bahsediyordu görünce aldım ve sürdüm. Gece uyurken dudağımı ısırıyorum galiba uyanınca morarmış ve kanamış oluyordu. Gün içinde de tabi kabuk kabuk olmuştu. Gerçi artık düzenli 1500 ml su içsem de stresli zamanlarda fayda etmiyordu. 1 kere sürdüm ve saatler içinde onardı ve yumuşacık yaptı. Keşke daha önce alsaydım dedim. Daha önce de Blistex kullanıyordum ama renkliydi. Neutrogena formula dudak nemlendiricisini beğenmedim ama 20 spf içeriyordu. Renkli olan Blistex spf 15 idi.

1 haftadır çok hastaydım. Neyse bir gün güç bulup yürüyüşe çıktım. Güneş ve temiz hava çok iyi geldi doğrusu :) Su içtim bol bol. Hasta olunca anında kilo veriyorum ve ne yazık ki 49 kiloya dönmüşüm. Mo…