Evden Çıkmadan


Dün Neslihanla oturduk uzun uzun sohbet ettik. Stresli zamanlardaki buluşmalarımızdan bir şey anlamıyorduk zaten. Dün iyi geldi bize. 1 yıl sonra kendi hallerimize oturup güldük. Eski halimizi ne kadar özlediğimizi fark ettik.insan kendini özler mi ? Ben özledim.

Bu yaz hemen hemen her gün bu güneş koruyucusunu kullandım. Yapısı o kadar yağlı geldi ki normalde kullandığım CC kremimi üzerine uyguladığında sivilce yaptı. Ben de tamamen mecburiyetten :)) fondöten kullandım. Fondöten pudralı ve mat bitişli olduğundan parlama akma filan yapmadı. Şu sıcak havalarda beni hiç rezil etmedi yani.

Koca bir kış boyunca buna el sürmedim CC kremler yetti ama ne zaman güneş yüzünü gösterdi benim de çil problemim başladı. Bu sene 50 faktör sürmeme rağmen yüzümde daha fazla çil çıktı. Göz altımda takılıyorlar şuan.

Ruh halimden mi bilinmez göz altlarındaki damarlı yapıyı sevmediğim için bu kapatıcıyı kullandım. Gerçekten güzel ve yüze harika oturuyor.

Göz kapağına ise The Balm paletimdeki bu beyaz farı sürdüm.

Ve gördüğünüz gibi koskoca paletteki dibini gördüğüm tek renk olan bu farı göz kapağıma belli belirsiz uyguladım.

Kirpiklerime de bunu uyguladım. Ama şunu söyleyim simsiyah bir maskara değil. Yani yoğun kirpik filan beklemeyin. Oldukça doğal bir rengi var.

Allık olarak gene The Balm paletimi kullandım.Hafif şeftali tonlu bu allık ve bazen üstteki aydınlatıcıyı kullandım.

Son olarak da Yves Rocher in bu pembe rujunu kullandım. Bunu kullanınca tâbi yukarıdaki allığı değil daha pembe tonlu allık kullanıyorum. Şeftali tonlu allık kullanınca daha nude tonlu olan rujumu kullanıyorum ya da sadece dudak nemlendiricisini sürüyorum.

Dostça kalın. 40 yıl filan.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAŞLI AMCA

Aman Ali Rıza Bey Ağzımızın Tadı Kaçmasın

Soğuk Bir Kış Günü