ZAMANE




Zaman çok hızlı geçiyor. Geçen gün arkadaşlarımla buluştuk. Aynı şeyi konuşuyorduk. Zamana yetişemiyoruz diye. Zamanın hiç bir bereketi kalmadı. Arkadaşım Hilal eskiden 5 dk vakit var deyince üzülürdük diyor. Çünkü o 5 dk çok uzun geliyordu. Ben de hatırlıyorum. 5 dk da markete bakkala giderdik. Şimdi evden çıkıyorsun ve gelmen 15 dk buluyor. Zamanın bereketi gitti gerçekten. Farketmeden geçiyor günler. Saatler zaten su gibi. Zamana yetişemiyorum. 24 saat bana yetmiyor artık. Bomboş otursam dahi farketmeden akşam olur. 
Kimine göre kıyamet göstergesi, kimine göre büyük şehirde yaşamanın yan etkisi. Bilmiyorum. İnanmak zor ama ben bu konuyu kaleme alırken google da zamana yetişemiyorum yazdım ve gözlerime inanamadım. O kadar çok blogger bundan yakınmış ki. O kadar çok kadın, o kadar çok anne o kadar çok insan hep aynı şeyleri yazmış. Bu beni ürkütüyor. Aklıma izlediğim filmler, belgeseller geliyor. Zamanın hızlanmasının farklı farklı sebepleri var. Bu kişisel bi yanılgı da olabilir tabi. Herkes yanılıyor olabilir mi? Yoksa içinde yaşadığımız kozmik evrende işler karıştı mı dersiniz? Bilmiyorum.
Ama gerçekten bazen öylece durup bağırmak istiyorum.
 Dur. Artık dur. 
Zaman.
Dostça kalın:)












Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAŞLI AMCA

Yarı Steril Alan

Küçürek öykü