Kayıtlar

Öne Çıkan Yayın

Nerelerdeyim?

Resim
HERKESE MERHABA;)
Nasılsınız? Ben bomba gibiyim.Yaz tatiline girdim. Ama tatile girmeden önceki süre zarfı içinde Akdamar adasını gezdim. Akdamar adası Van'ın Gevaş ilçesine yakın bir yerden teknelerle ulaşımın sağlandığı bir ada. Adada bir kilise mevcut. Kilise padişah zamanında Ermeni çocukların eğitimi için oluşturulmuş. Kilisenin etrafı mezarlık. Huzursuz bir yapı. Ama manzarası şahaneydi.
Kilisenin üzerinde motifler var. Aşağıda Adem ile Havva'yı görüyorsunuz.




Kızlarla ikinci dönem bol bol film izledik.                       Arif, Gamze,Duygu ve ben Van'ın bir ilçesi olan Erciş'in bir dağ köyündeki Ulu Pamir'e gittik. Burası bir Kırgız köyüydü. Çekik gözlü gençler Gök Börü oynadılar. Ben de kendimi atın üzerinde buldum.

                         İmdi benden bu kadar :)
                             Bu aralar Kara deliklere ve Evrenlere takmış vaziyetteyim. Kuantum diye öleceğim dostça kalın.

BİR YÖNETMEN

Resim
Herkese merhaba:) Size bu sefer sadece filmlerden değil bir de yönetmenden bahsedeceğim. Geçen yıl ne çok film izlediğimi hatırlarsınız. Bu yıl çalıştığım için buna pek vaktim yoktu. Dönem sonuna yaklaştığım için artık vaktim var. Burada izlediğim ikinci film "Kutsal Geyiğin Ölümü" idi. Arkadaşımın evinde misafirdim ve filmi benim seçmemi istediler. Ve o film ile hepimizin aklı allak bullak olmuştu. Nice filmler izledim fakat "bunun yönetmeni kimmiş?" diye de hiç bakmamıştım. Bu filmden sonra dedim ki evet bu yönetmenle aynı frekanstayız. Onu sizlerle tanıştırmak istiyorum. YORGOS LANTHİMOS

KUTSAL GEYİĞİN ÖLÜMÜ ISTAKOZ KÖPEK DİŞİ ALPLER
Hepsi de ona ait. "Kutsal Geyiğin Ölümü"nde  günümüzdeki aile kavramının eleştirisi yapılıyor. Film öyle hissiz ve durağan çekilmiş ki insanı boğan cinsten bir kurguya kapılıyorsunuz. Karakterler hayatta kalmak için pasif bir direniş sergiliyor. Mekanikleşen aile ve kadın erkek ilişkisini görüyorsunuz. Ulvileştirilen aile …

Ben seni seviyorum ve sanırım toplum buna hazır

Resim
Alengirsiz Şiir – Ali Lidar
Ben seni seviyorum ve sanırım toplum buna hazır
Umurumda bile olmaz nükleer denemeler
Bıraktım Nietzsche’yi Kant’ı kafam hiç karışık değil
Ruhum en güzel yaşında ve sen yeterince büyüksün
Kitaplarda tanıdığım tüm kadınlardan güzelsin… Ben seni severim ve ikimiz de bundan yararlanırız
Şiirler demlerim sana otlar yetiştiririm
Beşiktaş’ın maçı olur mesela
Diğer kanalda da senin sevdiğin dizi
Maç için öbür odaya geçmem
Seninle dizi izlerim… Ben seni severim ve rabbim buna razı olur
Diyalektik dediğin zaten kanıtlanmamış bir varsayım
Kanıtlansa da fark etmez şu dakikadan sonra
Olsa olsa aşkımıza teorik gerekçe olur
Ben seni severim gülüm hadi bana iş çıkar
İşim gücüm sen ol benim ben seninle çok güzelim.

Kuş Vuralım İstersen

Resim
Gece gene karanlık yüzünü örttü gündüzün. Beklentiler yaraladı tek tek. Gece olmak mesele değil de mesele gündüz  olabilmekte.  Şimdi zifiri bir karanlığın ortasında tüm çarelere gebe bekliyoruz. Beklemek, son birkaç sene üstesinden geldiğim yegane şey. Beni cümlelerimden tanırsınız. Cümlem kalmadı. İnsanın cümlesi kalmazsa şiiri kalır. Tüm evren şiir olsa benden de şair çıkmaz. Çok canım sıkılıyor. Kuş vuralım istersen. Tam da bu sebepten şiir bırakıyorum. "Bu şiir hiçbir anlam ifade etmez." diyenlere selam olsun. Çok anlamlı hayatınıza itafen.

Konuşma – Ülkü Tamer
Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
Ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten. İyi nişan alırdı kendini asan zenci,
Bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
Sizden iyi olmasın, boşanmada birinci…
Çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.

Yaşayıp gidiyorum işte

Resim
Herkese merhaba. Zaman nasıl da geçiyor sizler için ama benim için devasa bir kum saati zaman.  Geçecek demekten yana tüm cümlelerim artık. Biraz sıkıldım burada olmaktan galiba.   Diğer yandan keyfini çıkardığım da çoktur Van'ın.  Gölü sonsu, çayları aromalıdır. İranlı turistlerin Paris'idir Van. Benimse görev yerim. Atanmadan önceki duamdır. Denizi ya da gölü olan bir yere atanma hayali olan insanın ettiği duanın kabulüdür.  Dostça kalın ve ettiğiniz dualara dikkat edin.

YARISI

Resim
Hayatınızda bir eksiklik hissettiğiniz oldu mu? Sorusunu bilmediğiniz cevaplar verdiniz mi? Peki havada bir hinlik sezdiniz mi? Dünyanın var oluşuyla başlayan bir dert bu. Toprağa varana dek sürecek bir eksiklik. Nefesleri bire yarım alırken tam bir nefes göğsümüzü kanatlandırmıyor mu? Kalemi kağıda vururken ansızın mürekkebin bitmesi, karlı bir havada karla oynarken oyunun en güzel yerinde soğuğun ellerimizi acıtması gibi bir şey bu. Birini sevmek gibi bir şey.

Yarım kalmışlık hissi. Dünyada oksijen var. Yaratılıştan beri evren, insana uygun kurgulanmış. Fakat diğer gezegenlere gelince hep bir yarım. Adem ve Havva yere inmiş. Ve birbirlerini kaybedip yarım düşmüşler. Tarihteki ilk kardeş katli bir ananın yüreğini yarım kılmış. İnsan topraktan meydana gelmiş topraktan ayrı düşmüş. İnsan aşık, toprak maşuk kalmış. Kamışa üfler  gibi üflemiş Tengri ruhundan. Bizi yarım bırakmış kendinden.  Tengri "dönmek" demekmiş. Dönmek. Tam olacağım tek yer. Burada her şey eksik, her şey e…

Zaman Denen Zorba

Resim
Zaman hızla ilerlemeye başladı, akışa kapılmam yakındır. Alışıyorum.. Şimdi bir arkadaşımın evine yemeğe davetliyim tanıdık bulunmayan bu şehirde. Kimse bilmez.. Kimse kimsenin zorluklarını görmüyor. Kendi hayatına adapte diğer hayatlara sağırız aslında. Sadece resimlerden ve ihtimallerden ibaret bilgimiz. İmrenecek hayatlar yaşayanların dahi nice sıkıntıları var. Uzaktan bakabilirsek kederlerimizin ve uğraşlarımızın hatta hayallerimizin eş olduğunu göreceğiz.  Herkese merhaba!!! Sizlere zamanın öğütücü dişlerinden kendini kurtarabilecek 3 şarkı bırakıyorum buraya.



Boşuna gözyaşların Gün ırak olsun bizden Sen yıldızları kaçırma




Dostça Kalın..